« Önceki | Sonraki »

11.6.2009

GI DİYETİ

 

Gİ (GLİSEMİK İNDEKS ) DİYETİ


            G.I. diyeti  zayiflamanin ve saglikli kalmanin bilimsel  yoludur.  Bu diyet, düsük glisemik indeksli  (G. I.) gidalari yeme esasina dayanan  ve bilimsel çalismalarla  faydali olduðu kanitlanmis bir  yöntemdir.  Bir diyetin faydali  ve basarili olmasi onun devam ettirebilir olmasina baglidir. Mucize diyetler veya sok diyetlerin basarili olamamasinin baslica nedeni devam erttirilememesidir.  G.I, diyeti ise ömür boyu devam ettirilebilen bir beslenme seklidir. G.I. diyetiyle  beslenmek size kilo verdirdiði gibi, seker hastaligi, hipertansiyon, kalp hastaligi, kanser, makula dejenerasyonu ve felçten korur.  Eger sizde kilo fazlaligi, seker hastaligi, reaktif hipoglisemi, polikistik over sendromu, hipertansiyon, kan yaglarinda yükseklik veya kalp hastaligi varsa G.I. diyeti sizin de uygulamaniz gereken saglikli bir beslenme yöntemidir.


Besinlerin kısa süreli doyurucu etkileri incelendiğinde düşük GI’li besinlerin yüksek olanlara göre daha doyurucu olduğu bulunmuştur. Yüksek GI ‘li öğünler, düşük GI’li öğünlerle karşılaştırıldığında  yemek sonrası dönemde, kan şekerinde daha fazla yükselme ve düşmeye ve insülin düzeylerinde daha fazla artışa sebep olurlar. Sonuç olarak  ileri saatlerde yağ asitlerinde ve kan şekerinde daha fazla düşüşe  ve acıkmaya neden olurlar. Düşük GI li gıdalarla ise insülin fazla yükselmediğinden kan şekeri fazla düşmez ve açlık olmaz.

 Düşük GI’li besinlerin tüketilmesinin obez  çocuklarda vücut kitle indekslerinde (kilolarında) daha fazla azalmaya neden olduğu bildirilmiştir.

Düşük GI’li diyetin obezite, kolon kanseri ve meme kanseri gelişiminde de koruyucu olduğu gösterilmiştir Düşük GI’li ve yüksek lifli besinler diyabetli bireylerde tokluk kan şekeri ve kilo kontrolünde düzelmeye yol açtığı için Kanada Diyabet Derneği, Avustralya Diyetisyen Cemiyeti, Avrupa Diyabet Çalışma Cemiyeti tarafından önerilmektedirler.

Glisemik indeksi düşük gıdalarla beslenince insülin hormonunda azalma  ve enerji artması oluştuğu gibi yağ depolanması azalır ve mevcut yağlar yakılmaya başlar. Sonuçta da kilo kaybı oluşur.  Düşük GI’li beslenme kilo kaybını 2 mekanizmayla yapar:

1.  Doygunluğu artırarak

2. Yağların yakılmasını artırarak

 Düşük GI’li gıdalar yüksek GI’li gıdalara göre daha uzun süre tok tutarlar ve bu nedenle sonraki öğünde daha az yemeyi sağlarlar.  Bir yemekteki GI oranını % 50 artırdığınızda  doygunluk hissinde % 50 azalma olmaktadır. Doygunluk hissindeki bu artış bağırsaktan salgılanan kolesistokinin hormonunun düşük GI li diyetle  daha fazla artış göstermesine bağlıdır.

Diğer diyetlere karşılık bu Gİ diyetinin faydalı olmasının nedeni insülin direncini kırmasıdır. 1200  kalorinin altında diyet yapmak insülin direncini arttırır ve kilo aldırır. Kilo vermek için acıkmanın  ve tatlıya saldırmanın önlenmesi gerekir. Bunun yolu da düşük glisemik indeksli gıdalarla beslenmekten geçmektedir.

            Diyetteki yağı azaltmakla veya  toplam kaloriyi çok azaltmakla veya karbonhidrat miktarını çok azaltmakla açlık hissi baskılanamaz ve tekrar kilo alırsınız. Düşük glisemik indeksli beslenmede aç kalma veya özel bir beslenme şekli, yani bir gıdaya dayalı beslenme, yoktur.

            Düşük glisemik indeksli beslenme ile

1. Yemeklerden sonra oluşan uyku basması, öğleden sonraları oluşan enerji kaybı, halsizlik yok olur. Enerji kaybı veya halsizlik  yemek sonrası oluşan insülin ve şekerdeki dalgalanmalardan  kaynaklanmaktadır. Beyine yeterli glukoz geldiğinden konsantre olursunuz. ve yorgunluğunuz ortadan kalkar.

2.Tip 2 diyabet, kalp hastalığı, tansiyon, depresyon ve bazı kanserler önlenir.

3.İyi uyku  uyursunuz.

4. Acıkma nöbetleri azalır ve kalkar


Gİ DİYETİNİN UYGULANMASI

 

Gİ diyetinin uygulanmasında 3 önemli adım vardır:

  1. Akılcı karbonhidrat seçimi yapmak, yani  yüksek Gİ yerine düşük Gİ’li karbonhidratları yemek
  2. Gıdaların yaklaşık olarak Gİ değerlerini öğrenmek
  3. Günlük karbonhidrat miktarını  ölçülü almak ve   düşük Gİ’li de olsa fazla karbonhidrat almamak.  Yani her öğünde asla fazla kalori almamak.

Günlük beslenmenizde yüksek GI’li gıdalar yerine düşük GI’li gıdalar yemek pratik noktadır. Örneğin sabah kahvaltıda beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği,  tereyağı veya reçel yerine yoğurt, meyve  yenebilir

amacımız sadece düşük GI’li gıda yemek değildir. Yüksek ve düşük GI’li gıdalar karışık yenirse GI ‘i orta derecede olur. Eğer yemeğinizde yüksek GI’li gıda varsa düşük GI’li gıda ilave edebilirsiniz.

Beyaz ekmek, pasta  ve kurabiye yerine bir dilim tam buğday ekmeği, veya üzerine az reçel sürüp yiyebilirsiniz. Bembeyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, çavdar veya kepekli ekmek yiyin. Kahvaltı gevreği yerine müsli yiyin. Kek veya pasta yerine yoğurt yiyin. Beyaz patates yerine tatlı patates yiyin.Cips yerine tane üzüm veya çilek yiyin. Kruvasan yerine yağsız sütten yapılmış kapuçino için. Kraker yerine dilimlenmiş havuç, biber yiyin. Şeker yerine kuru üzüm, kuru kayısı, kuru meyve yiyin. Pirinç yerine bulgur,makarna, erişte yiyin.Gazoz ve  kola yerine su için. Şeker yerine elma suyu, bal veya  fruktoz kullanın

Patates püresi, beyaz ekmek ve  beyaz pirinç, kan şekerini, kesme şekerden daha fazla yükseltme gücüne sahiptir.  Bu nedenle  şeker yükü az olan  tam tahıldan yapılmış besinleri yemek daha faydalıdır. Böylelikle  hem kan şekeri yükselmez hem başka faydalar sağlanır.

Tam buğdaydan yapılmış ekmekte daha fazla vitamin ve mineraller vardır. Tam tahıllar şeker hastalığına karşı koruyucudurlar ve kalp hastalığı görülme riskini azalttıkları gibi bağırsakları daha iyi çalıştırarak kabızlığı önlerler.

Mucizevidir. Çünkü sizi sadece zayıflatmaz, aynı zamanda çok daha sağlıklı olmanızı sağlar.
Mucizevidir. Çünkü sizi gereksiz yere acıktıran yanlış yaklaşımlara karşı korur ve sadece gereksinmeniz kadar yemenize yardımcı olur.
Mucizevidir. Çünkü uygulanması kolaydır.
Mucizevidir. Çünkü diyet sonrasında da kilo almanızı engeller..


 

 


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Arkadaşlarım



Adınızı Didikleyelim:



POWERTÜRK Dinlemek İçin 'Yürüt' Tuşuna Basınız

Kişisel web sitesi